17 Ağustos 2010 Salı

17.08.1999

11 Yıl önce bugün bu kadar sıcak değildi ama "hareketli"ydi.. Eminim şu gün çok kişi kendine ait msn iletilerinde, feys hesabı iletilerinde ya da bizzat bloglarında bu konuya değineceklerdir. Evet önemlidir bugün, unutmadık yitirilen canları.. Ben o zaman 15 yaşında olan soldansay'ın o gecesini anlatmak istiyorum.

O geceden önce ise, birkaç hafta öncesine gidelim.. Sakarya'ya gidiyorduk yaz tatili için topyekün, yolda arabanın aks'ı (tekerleği diyelim) çıktı yolda kaldık ve akabinde eve dönmek zorunda kaldık.. O gece yolculuğu tamamlayıp Sakarya'ya varsak belki de depremde orda olacak ve bugün andıklarımızın arasında biz de olacaktık. nasip..

Deprem gecesi..

Saat 03:02'de başlamış deprem. 'Başlamış' diyorum çünkü başlayışını göremedim. Uykum ağır olduğundan sanırım 40 saniye süren depremin sonlarına yetiştim. Annemin koridordan kardeşimle uyuduğumuz odamıza koşuşunu hatırlıyorum. İlk uyandığım an ne düşündüğümü bilseniz belki gülersiniz; hani genelde Amerikan filmlerinde olur ya bir grup sokak eşkıyası evinize dalmıştır ve talan eder etrafı. Dedim "ulan herhalde eve hırsız girdi sallıyo bizim vitrinleri".. Ama yanılmıştım, bildiğin ayak bastığım toprak beşik gibin sallanıyordu. Herkes birbirini arıyordu, "sağ mısınız? kimsede bir sorun sakatlık var mı?" diye.. Ertesi gün hiç unutmam çok insanın yaptığı gibi bahçeye çadır kurmuştuk (2+1 di kendileri), sıcaktan bunalan (tabi o zaman bugünkü sıcaktan bi'haberdik) pazar tahtalarına uzanmıştı.. Dayım arayıp çadır kurarsanız binanın yıkılma payını hesaplayın kurun deyişi dün gibi zihnimde. Garanticiliğin bu kadarı; insan düşünüyor işte..

Eve girmeye korkuyorduk, sanki dışarda az esen rüzgar bile binanın yıkılmasına yetecekti.. Askerden yeni gelen abim içinse sorun yoktu. Doğu'da 18 aydan sonra, kendi evine gelmişti korkmadan evde uyuyordu ve anlam veremiyorduk buna. Tabi ölüm acısı bile zamanla geçen bir zamanda yaşıyoruz, tüm bu korkular, endişeler geçti. Hayat normale döndü yavaştan.. Olan yitirilenlere oldu. Biz kaldık buralarda.

Olası yeni bir deprem için ise, 'sakın olmasın' değil; 'gerekli önlemler alınsın aklı selim olsun' diyorum.. Depremin keyfi benim 'olmasın' dileğime kalmadı; ama önlemler ve "bilim" mümkünatı yüksek verimlere gebe olabilir.

Dünü unutmayıp, bugünü kaçırmadan yaşayan, yarına önlem alan yükselir - ilerler!



(background music: Oyuncak Dünya - Yavuz Çetin)