8 Mart 2009 Pazar

Tez Vakitte Bit E mi!

Tez yazmanın (aslında yazamamanın) ne illet bir şey olduğunu öğreniyor bugünlerde soldansay! "İçindekiler kısmını yazsam gerisi çorap söküğü gibi gelecek" diyenlerden o da.. İleri de bu yazıma bakıp; "Vay be o zaman daha tek sayfa yazmamıştım(/k)" diyeceğim. Beş yıl çok hızlı geçti; toplamda 25 yıl yaşadığım göz önünde bulundurulursa uzun bir süre ama hani eskilerin "Aha buraların tümü tarlaydı bir zamanlar" deyişleri gibi daha dün gibi geliyor 8 Eylül 2003 Sakaryası.. Hava çok ama çok sıcaktı; kayıt günüydü. İlk günden gitarını kapıp ortam yapıp ev arkadaşı arayan vardı ya ahahah.. Velhasılı zamanın kıymetini bilmek lazım. Uykuyu bile kaliteli yaşamak için uzun tutmayacaksın; 6-7 saat kesinlikle normal olanı. Burdan "Second Life" oyuncusuna (!) seslenilir! :P Neyse deyip diğer konuya atlayalım,

.. Susam Sokağı izlerdik ya eskiden, belgeseller izlerdik ya daha minikken ayaklarımız. Değişen her şeye ayak uydurmamak lazım belki de. Kurabiye canavarının ya da Kırpık'ın, (her şeyi tamir edebildiği için sinir olduğum) Tahsin Usta'nın yerini Pokemonlar, Beybladeler almamalıydı. Ya da haftasonları izlediğimiz sabah doğa belgesellerinin yerini pembe diziler almasaydı daha iyi olurdu sanki. Süper Baba, Bizimkiler gibi aile dizilerinin yerini de Deli Yürek, Kurtlar Vadisi (evet bunu benden duyuyorsunuz) gibi vurdulu kırdılı diziler ya da cebinde beş kuruş parası olmayan insanlara Ağa hayatlarını anlatan ve insanları kitap okumaktan bile alıkoyan bu tür romanımsı/romanlardan devşirilen diziler almasaydı daha iyi olurdu sanki. Bir Kelime Bir İşlem'in yerini BBG, İzdivaç gibi yarışmalar almasaydı değil mi.. gibi gibi. İnsanlar bilinçlendirilecek, kitaplar yakılmayacaktı; simgeler üzerinden siyasi kişiliğim bu deyip at gözlüğüyleymiş gibi tek taraflı bakılmayacaktı. Medya.. İnsanlar tek gazete değil karşıt görüşlü gazeteleri, yayınları alıp kendi sentezini yaratacaktı. Ama olmadı, izin vermediler. İşlerine geldi mi 28 Şubat darbecilerini sözde mahkemelerde yargılayanlar, 27 Mayıs'ı, 12 Mart'ı, 12 Eylül'ü unutmayacaklardı, "Hepsi yargılanmalıdır" diyeceklerdi. Ama olmadı, beyinleri yıkandı. İktidarım dediği parti, "meydanları dolduramadığı zamanlarda" photoshop üstadı oldu.