3 Aralık 2008 Çarşamba

manifesto 2

Kalemime ya da klavyeme sağlık dediğim çok yazımı özlüyorum. Zaman bulamıyorum malesef şimdilerde yazmaya. Aktif günlük yaşam ve vizelerle kilitlenmiş durumda soldansay:) 8 hafta gitmediğim İstanbul'u ve dostlarımı özledim, ailemi söylemiyorum bile. Sanırım baya bir talan edeceğim bu sefer; eve gitmediğimden annemin sözlerini duyar gibiyim: "dostlarını da al git burdan!". Ev yemeğini özledim, burda yaptığımız ziyafetlerin en kralı annemin yaptığı tek bir mantı tanesi olamaz sanırım. Taksim meydanını, Beşiktaş'ı - Dolmabahçe yolunu özledim; kaybettiğim en yakın dostumun eski halini özledim, ama hüzünle değil yüzümü gülümseten piç bir sırıtışla özledim. Günü yaşamak, yeni yeni insanların oluşturduğu yoğunluğu hissetmek güzel. Qubie'nin saçları gitmeyeydi, iki numaralı adam bana uzun saç demek zorunda kaldı garibim :F Sistemin ve karşı tarafların yarattığı çok şey geçiciydi; sanırım askerlikle ilgili düşüncelerimi şimdilik yazmayacağım o da ayrı olay.

2004'ten bir resimle iyi haftalar diliyorum hepinize.

2 yorum:

taner atar dedi ki...

ohoooooooo eski ve kaliteli bir davranış şekli yine erdemden sizlere ve de bana gelsin resimde şahane bu soğuk aralık günlerinde sobalı bir ev de ısınır gibi aslında yüreğimizin de ısınması yine bazı değerlere sahip çıkmakla oluyor.bu da dostluk oluyor .(bkz erdem)

soldansay dedi ki...

[]taner atar sever atar: olm qalemine qurban :F dostluun yerini hiçbi şey tutmaz; buranın bir amacı fiqirleri, eleştirileri ve güzelliqleri qalıcı qılmaqsa bir amacı da unutulan ya da unutulmaya yüz tutmuş deerleri hatırlatmaq ve canlı tutmaqtır. (bkz taner)