26 Şubat 2008 Salı

Soğuk Oda

Burası, Samatya Devlet Hastanesi'nin 605 No.lu odası. Yatak No: 43. Oda numarasından da anlaşılacağı gibi 6. kattayız. Cam kenarında, deniz manzaralı bir hasta yatağı. Hasta, büyükbabam olur kendileri. Kalp yetmezliği teşhisi ile buraya getirildi. Yanında refakatçiyim. Pencere aralık, deniz kokusu geliyor çok hafif. Şimdi uykuya daldı. Az önce konuşuyorduk büyükbabamla, ona "Hadi gine iyisin büyükbaba, en kral manzarayı kapmışsın" dedim; o da "Manzara on numara da deniz kokusu olmadan eksik biraz" dedi. Üşümemesi için pencere aralığı ona doğru değildi; yoksa şiddetini giderek artıran rüzgarla, artık buram buram deniz kokuyordu pencere önü. Sağolası pek yediğine, içtiğine dikkat etmez; yasak olan tüm lezzetli yiyecekler onun masasında çoktan kendine yer bulurlar(dı). Şimdi malesef bunun ceremesini çekiyor.


Başlığı "Soğuk Oda" olarak attım. Çünkü burada 6 hasta var aynı oda içinde; ama hiçbir hasta diğeriyle konuşmuyor, somurtmamakla beraber. Tek kelime etmiyorlar, sanırım buraya geleli pek zaman olmamış. Kendi refakatçileriyle bile çok çok kısık sesle konuşuyorlar. Oda soğuk; ama pencereden esen deniz esintisinden değil, buradaki hastaların sessizliğinden. Oda 6 yataklı ve diğer hastalar da teker teker uyumaya başladılar; saat onlar için geç artık. Odadaki ışığı söndürmek isteyebilirler. Bu yüzden yazıma son veriyorum. Hastaneye gelip hastaları görmeden de sağlığının değerini bilenlerden olmak dileğiyle.*

*Bu yazı, yayınlandığı zamandan saatler önce, saat 23:25'te yazılmıştır.

2 yorum:

triancula dedi ki...

hocam benim... sakın üzme kendini, moral ver hep destek olur b.bbana. o da inşallah bi an önce sağlığına kavuşur, bian önce geçmiş gitmiş bitmiş olur inşallah...

ne yazık ki kayıplar olmadan anlayamıyo tam değerini hayatın insanın, ama ders almalı, yaşamayı bilmeli...

soldansay dedi ki...

[]triancula: saol cnm qardeşim, inşallah eski sağlığına kavuşur ne diim.. Ders almalı, yaşamayı bilmeli..