18 Ocak 2008 Cuma

geliyor..

Üniversiteyi bitirmeye yüztutmuş biri olarak sadece ülkemin geleceği ve yeni öğrenciler için üzülüyorum. Peki neden? Olayı çok yönlü ele almak gerekir; birincisi türban'a karşı çıkanlar neden karşı çıkıyor buna bakmak gerekir; destekleyenlerin ne istedikleri zaten malumumuz.. Karşı çıkanların genel argümanı şu: Türban'ın ya da herhangi başka bir siyasi ya da ideolojik olgunun üniversitelerden uzak tutulması gerektiği, bunun aksi olduğunda, türban üniversiteye girdiğinde laikliğin elden gideceği yönünde.. Ama bunu savunanlar da ikiye bölünmüş durumda; kimi 'Bırakın girsinler, yasakladıkça siyasi simgeye dönüyor asıl' diyor; kimi 'Asla girmemeli, siyasi ve ideolojik simgelerin bilimsel çalışmalar yapılan üniversitelerde yeri yoktur' diyor.. Bugüne dönersek.. Bir formül bulunmuştu: türbanın üzerine peruk takmak şartıyla okula girebiliyorlardı. Ancak onda da bir garip durum vardı, bir garip duruyordu; garipliği de geçtim bazıları peruğu biraz daha geri çekip türbanını 'resmen' gösterir olmuştu ve benim aklıma hep bir soru gelirdi: "Onlar mı çok akıllı, yoksa bizi mi kör ya da salak sanıyorlar? Kimi aptal yerine koyuyorlar, bizi mi kendilerini mi?".

Ben kimse türban, başörtüsü, vs takmasın demiyorum yanlış anlaşılmasın. Benim de çoğu insanın olduğu gibi başörtüsü takan büyüklerim olmuştur. İşte mesele de burda zaten, başa takılan dini amaçlı başörtüsü mü, siyasi amaçlı türban mı? Eskiden solcular İstanbul Üniversitesi'nde Beyazıt Meydanı'nda gösteri yaptılar mı, kendi ideolojilerini haykırdılar mı polisin ağır müdahaleleriyle karşılaşırlardı.. Geçen tv'de izledim, aynı yerde türbanlılar pankart ve dövizlerle çıkmışlar meydana slogan atıyorlar.. Ve çevrelerinde onlarca polis.. Neden? Onlara müdahale etmek için mi, onlara yapılabilecek olası bir müdahaleyi önlemek için mi? Onlara müdahale etmediler. Öyle ya, Türban yüzünden ülkesini AİHM'e dava eden bir First Lady'miz var, hükümetimiz zaten din yanlısı bilmeyen yok, bunların varlığı ile ileride daha yükselecek seslerine şimdiden alışmalıyız(!) değil mi?! Görürsem söylerim. Esaslı bir icraatını görmediğim muhalefetim de kendince karşı çıkıyor olanlara, ama yetmiyor. Zaten onlar da olmasa hepten yanmışız.. Ama yine de 22 Temmuz'da bu hükümeti bir daha başa getiren bu insanlardı değil mi? Ya da koli koli evine kömür, yiyecek götüren eli mahkum canım insanım! Aziz (Nesin) Abi geliyor aklıma.. Ahh be abim az demişsin sen.. Seni de yakamadılar Madımak'ta; zaten ne kadar işe yarar adam varsa asıp yakmadılar mı? Sen rahat uyu, elbet rejime de ülkesine de sahip çıkacak evlatları vardır bu memleketimin.. Saygı duyarız; ama bir kişi veya gruba alet olmadıysa. Vel'hasılı; geliyor.. Evinden, dini amacından saptı; siyasetiyle geliyor.
Çok mu dokundu? Pardon.

6 yorum:

_triancula_ dedi ki...

başörtüsü vs. türban. durum budur hocam. kimin zaten annanesi, baabannesinde yoktur o masum başörtüsü. ama gel gör ki, kendini zeki sanan türban yanlıları kalkıyolar kendilerini savunurken bunu koz olarak kullanıyolar, " e sizde hiç mi yok" zekaya bak. sivas'ta muhlis akarsu'nun öldüğünü bilmeyenlere de rastladım, ayıpladım geçen gün.

först leydimiz sorma. karidesli makarna yiyen. kankası süpermarketi kapattıran. sonra, avrupa'ya türkiye'yi şikayet eden ve üstüne üstlük "benim cumhurbaşkanım, benim först leydim" demeye zorlattıran
neyse hocam sorun değil. şeye de katılmıyorum, sırf yasak olduğu için sevilen, takılan. yok öle bişey. akp hükümetinden önce bu kadar fazla mıydı, süslenip püslünen, makyaj yapan ama ne hikmetse bi gram saçını göstermemek için saçını kapalı tutan. ne manası var şimdi ölelerine yolda yürürken omuz atıyorum ve acımıyorum. faşoluk falan da değil. ben kalkıp da köyde başörtüsünü kendi ihtiyacına göre, geleneğine göre takan nineme, teyzeme mi yapıyorum bu tavrı? ya da onu da bırak, gerçekten inancını yaşayan ve bunu siyasi biçimde değil de, kendi içinden geldiği için, inandığı şey o olduğu için takan kadına da yapmıyorum. göz kalemleri, pudralar, makyaj, parfüm. ama ne? kafası kapalı. hay ben o zihniyetine senin. bunlara yüz versek nolur, tepemize çıkarlar. o kadar bariz ki. maruf!

senin gibilerin, benim gibilerin, bizim gibilerin hala tükenmediğini bilmek bile güzel artık bu "temmuz'da" kırıklığından sonra.

soldansay dedi ki...

[]_triancula_: başörtüsünün (ya da türbanın) amacı dinimizde erkeği cezbetmeyi önlemesi açısından önemli ve gerekli görülmüştür; ve dediğin gibi bunu yaparken(!) rujunu, derin yırtmacını, şunu bunu ihmal etmeyerek bu amacından sapmıyor(!) tria'm. ve sana şunu gönderiyorum:

(bkz: alkışşş)

skullcan dedi ki...

politika için örtünenin de, parti için kafasını kazıyanın da...

soldansay dedi ki...

[]skullcan: ..ve bunları demokrasi kılıfında dayatmaya çalışıp esas diktayı yaratanların da..

yoldan geçen hancı dedi ki...

''şimdi ölelerine yolda yürürken omuz atıyorum ve acımıyorum. ''
yavaş at...

soldansay dedi ki...

[]yoldan geçen hancı: yoldan geçen sen bir yolcu, biziz burada esas hancı; sen gidersin biz yine burada oluruz, rahat ol koç :F