28 Ağustos 2007 Salı

blog arası

Malesef blog'a ara vermek durumundayım.. Staj tatlı yorgunlukla birlikte malesef zaman kısıtlaması da getiriyor bana. Artık vakit buldukça yazabilicem; Sakarya'ya döndüğümde günü gününe yardırmaya devam! :) Doğum günüm de yaklaşıyor, o gün evimde bol cipsle beraber şarap olayına girmeyi planlıyorum, buna güzel bir film de eşlik edebilirim sanırım.. Bu konuya da birden ne diye girdim annamadım ya neyse. (: Dediğim gibi: blog'a kısa bir ara..
görüşmek üzere..

23 Ağustos 2007 Perşembe

diyet

uzun zamandır farkındayım, artık diyet yapmalıyım! Ve bunu sadece ve sadece kendim için yapmalıyım.. farkındayım ama n'apiim yemek yemek benim için -yemek yapmanın olduğu gibi- bir sanat; harika bir duygu! :) Ama artık dur demenin zamanı geldi de baya da geçti açıkçası.. Aslında bir keresinde isot'un sayesinde haftada 2 kilo vererek (2 haftada 4 kilo verdim) kendimi aştım; kendimi aştığımı da 3. haftaya girerken anladım ve oyunbozanlık yaptım ahahahaa! :P x 666! Ama dedim ya artık başarmalıyım şu diyet işini, yanına da biraz spor serpiştirdim mi (la yemek tarifi gibi oldu, bak ama şimdi yaaa:D) sanırım kurtulabilirim yaklaşık bi 10 kilodan.. İlk hedefte bu var.. Benim asıl anlamadığım (aslında kızdığım) bu diyet programlarını hazırlayanların ya incecik bele sahip ablaların ya da sağlıklı yaşadığından övünerek bahseden ama aslında otlayan abilerin olmasıydı.. La bi tanesi de şişman olsun, "ben beceremedim bari insanlara yardımcı olayım" diyen bir insan evladı olsun yaw!.. ama yok kardeşim, yok işte hepsi aynı.. Alışmışlar anasını satayım yeşillik yemeye sonra "kebaptan, mantıdan uzak durmak şart" demek elbette kolay gelecektir.. :P hehe işin şakası bir yana, artık nazi kampı mı derim yoksa gayya kuyusu mu bilmiyorum ama bildiğim tek şey artık şişman (aslında fazla kilolu :P) olmaktan sıkıldım, baya uzun bir süre (2001-2007) şişman olarak bu konuda miyonumu tamamladığıma inanıyorum! :) Kararlılığımdan birşey kaybetmeden önce isot'un sonra da bir diyetisyenin kapısını çalmak bu yolda atacağım ilk adım olacak; kendim ayarlamaya çalışsam kesin kaçamak yaparım bu işin sonu gelmez! :P Beni, birşeyi yapmaya zorlayan bi' mekanizma lazım, o mekanizma da sanırım diyetisyen olacak.. Sakarya'daki evimde (annemin güzel yemeklerinden uzakta) daha kolay olacak diye düşünüyorum aslında, kısmet! :D

19 Ağustos 2007 Pazar

manifesto

bu akşam biraz yorgunum, o yüzden bu akşamlık kısa bi yazı yazmak istiyorum. geçenlerde de aklıma gelen bir şey: bu blog neden var? İki yıl önce yıllanmış dostum oky tarafından bu konuda ilk bilgileri almıştım, way be iki yıl olmuş, belki de daha fazla.. tabi o zamanlar bu kadar düzenli bir halde değildi; bu isimde bile değildi.. O zamanlardan beri, soldansay'ın amacı asla 'en çok ziyaret edilen, dışarıda belirtilen takdirlerin yorum (fucktore) olarak burada bulunması, vs.' olmadı. :) Hatta eskiden de, buradaki yeni yazıldığı bilinen bir yazı ertelenirken, bir başka blogger'ın yazıları kaçırılmazdı.. yani bu tür şeylere alışık olan soldansay'ın hiçbir zaman bu konuya ilişkin derdi olmamıştır.. O yüzden bu blog'un varoluş sebebinin buraya taşınmasını istedim.. İsteği; fikirlerinin, beğenilerinin, görüşlerinin, vs. blog vasıtasıyla 'kalıcı' kalması, paylaşılması olan soldansay, hiç durmadan kaldığı yerden hayata ve blog'unu yazmaya devam edecektir. İçimdeki bu düşüncenin de önemli olduğunu, bazı kesimlerce yanlış duygular içinde (kıskançlık, çekememezlik, vs.) olduğum sanılmasın diye paylaşmaya değer olduğunu düşündüm.. herkese beğendiği 'şey'le mutluluklar! :)
soldansay