1 Mayıs 2007 Salı

1 Mayıs! (Halkın Muhtırayı Verdiği Gün!)

Sanayi devrimi ile birlikte üretimde makine ve işçi kullanımı arttı. Kapitalist devrimlerle birlikte üretimde asıl rol işçi sınıfının oldu. Bu yıllarda işçi sınıfı ekonomik, sosyal ve siyasal haklardan mahrum durumdaydı. Günde 14-16 saat çalışıyor ve ancak karnını doyurmaya yetecek kadar bir ücret alıyordu. Seçme ve seçilme hakkından yoksundu. Sendikal birlikler kurmaları yasaklanıyor, gösteri ve eylemlerine izin verilmiyordu. Haftalık ve yıllık izinleri, hastalık ve kaza sigortaları vb. hiçbir hakları yoktu. Kısacası hiçbir insani haktan yararlanamıyorlardı.

Zamanla işçi sınıfı yaşadıklarından öğrendi, öğrendiklerinden dersler çıkardı. Kapitalizmi tanıdı. Makinaları kırmaktan vazgeçip, sendikalar kurmaya başladı. Kadını ve erkeğiyle birlikte, tek bir sınıf gibi davranmaya başladı. İşçiler birlikte davranmaya başlayınca kendilerine olan güvenleri arttı, güçleri arttı. Ekonomik ve siyasi durumlarını iyileştirmek için burjuvaziye karşı mücadele etmeye başladılar.

1 Mayıs ne zaman ortaya çıktı ve anlamı nedir?

İlk 1 Mayıs düşüncesi 1856 yılında Avustralyalı işçilerden ortaya çıktı. Avustralyalı işçiler 8 saatlik işgünü için toplantılar, eğlenceler ve gösteriler düzenlediler.
1866 yılında Uluslararası İşçi Birliği (I. Enternasyonal) dünya işçilerine 8 saatlik işgünü için mücadele çağrısı yaptı. 1886 yılının 1 Mayıs'ında Amerikanın her yerinde işçiler grevler, mitingler ve eylemler düzenlediler. 8 saatlik işgünü talebinde bulundular. Chicago’da 200 bin işçi iş bıraktı. 8 saatlik işgünü için birleştiler. Burjuvazi gösteriyi bomba atarak sabote etmeye çalıştı. Ardından 4 işçi önderini idam etti. Binlerce işçiyi işten attı, yüzlercesini kara listelere aldı.
Uluslararası İşçi Kongresi (II. Enternasyonal) 1889 yılında Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs’ı işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan etti.

Bugün eğer gerçek alın teri döken insanlar gün içerisinde 14-16 saat yerine 8 saat çalışıp, sosyal haklara (seçme-seçilme hakkı, sağlık hakkı, haftalık-yıllık izin hakkı, sigorta hakkı) sahipseler, bunda 1 Mayıs'ın ve bunu yaratan "Bilinçli İşçi Birliği'nin" önemi çok büyüktür..

1 Mayıs ve Provakatör Zihniyet

Maalesef her yıl, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı, bu birlik ve beraberlik bayramını, insanların haklarını aradığı (daha doğrusu haklarına ulaşmak için seslerini yükselttikleri, az'a tama etmedikleri) bu önemli günü provake etmek isteyen, illegal örgütler, toplumun menfaatini değil bölücülüğü amaçlayan "pislik" insanlar peyda oluyor.. Bunlara karşı hassasiyet gösterilirken bazen polisin ve idari makamların duyarlılığı gerçek 1 Mayıs'çıları kısıtladığını, ayrımın yapılamadığı görülmektedir..

Örneğin bugün (01/05/2007), en son 34 kişinin hayatını kaybettiği 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanı'na inen DİSK bu sene 30 yıl aradan sonra Taksim'de gösteri yapmaya karar verdi.. Ve bugün Taksim'de yukarıda belirttiğim ayrımı yapamayan "bilinçsiz - acemi" polis teşkilatı, önüne kim gelirse gelsin elinde göz yaşartıcı bomba meydana saldırdı! Elinde hortuma benzer bir şeylerle yüzlerce "gaz maskesi takmış" polis, önüne kim gelirse göz yaşartıcı spreyi o insanların (abartmıyorum haberlerde gözlerimle gördüm) tam olarak gözünün içine sıkıyorlardı! Ayrımı yapın! Bilinçlenin artık! En son geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde, Beyazıt Meydanı'nda gösteri yapan kadınlara aynı uygulamayı yapan polis uyarılmıştı; çünkü bu uygulamada insanlar kör kalabilirlerdi! Ancak uyarılara kulak asılmadı ve yine aynı hata yapılmaya devam edildi.. Ne diyeyim?!: anlamanız için birilerini kör mü etmeniz lazım anlamadım ki!!!
Unutulmamalıdır ki; Türk halkı ve işçisi bilincini yitirme gibi bir duruma düşmeyecektir! Her zaman hak aranacak ve mutlaka gerçek sahiplerine iade edilecektir; kimsenin pis cebi dolar dolmayacaktır!!

Hiç yorum yok: