25 Şubat 2007 Pazar

özgürlüğün ülkesi

Hayat Charlie Chaplin filmleri gibi.. Hareketli ama ne rengi var ne de sohbetine doyulan insan sesi.. Komik ve boş! Bazen keşke boş bir ömür yaşayacağımıza, kelebek misali özgür ve dopdolu tek bir gün yaşayabilseydik.. Özgür değil miyiz? Hayır, değiliz! Özgürlük illa dört duvar arasında olmamak, demir parmaklıklar ardında olmamak ya da bir savaş esiri olmamak değildir! Devletler için de bireyler için de en büyük özgürlük, en büyük kazanım ve refah, "ekonomik özgürlük"tür! Çoğu zaman elde edemediklerimize hayıflanırız, bu yüzden de elimizdekilerin değeri de düşer zihnimizde.. Zengin bir babanın boş gezen oğlu olmaktansa; köylü bir babanın üreten oğlu olmaktır idealist insanın seçeceği yol.. Ancak dünyayı her geçen gün biraz daha etkisi altına alan, savaşların sebebi, milyon insanın ölüm nedeni "kapitalizm" gerçeği insanın olmak istediği pek çok şeyi sekteye uğratmakta ve eşitsizliğin mimarı olmaktadır! Peki bu anlattıklarımın entry'nin başlığı ile alakası nedir? Şudur: Özgürlüğün Ülkesi yoktur, bir ütopya değil özlenen bir şeydir; özgür düşüncenin ve ekonomik refahın olduğu yegane yerdir! Gerçeklik, devrimdir! Silahla değil diplomatik sopayla adam olan toplumdadır! İçten içe meydana gelen, kimsenin canını yakmadan, bilinçle olan şeydir! Özlediğim şey, "Özgürlüğün Ülkesi"dir!!

Hiç yorum yok: